8 Şubat 2012 Çarşamba

Beşikten Beşiğe Sistemi (cradletocradle)

Sürdürülebilir mimarlık, doğaya mümkün olduğunca az zarar vermekle ilgilidir. Michael Braungart çıtayı daha da yükselterek 'Beşikten Beşiğe' (cradle to cradle) sistemini ortaya koyuyor ve bakın neler söylüyor; 

"Genellikle insanlar ürünlerini 'Beşikten Mezara' üretmeyi düşünüyorlar. Bu da sonunda gezegenin bir mezarlık olacağı anlamına geliyor' diyor ve iki döngü tanımlıyor; "Birincisi tükettiklerimizin içinde bulunduğu biyolojik döngü...Gıdalar, deterjanlar, fren balataları, araba lastikleri vb. şeyler. Bunlar biyolojik döngülere girecek şekilde tasarlanmalıdır. İkincisi ise verdikleri hizmetler için kullandığımız şeyler; televizyonlar, çamaşır makineleri, pencere doğramaları vb. şeyler de teknik döngülerde kullanmak için tasarlanmalıdır. Yani sadece teknik besinler ve biyolojik besinler var ve atık yok.
Biz 'Beşikten Beşiğe' ile 'teknosfer' ve 'biyosfer' deki materyal akışlarını tasarlıyoruz. İşte o zaman bu gezegende daha da kalabalık olabiliriz, çünkü bolca girdilerimiz olacaktır. O zaman diğer canlılara da faydamız olacaktır. 'Daha az kötü' olmamıza gerek kalmayacaktır.




Biz iç mekan hava kalitesi dışarıdakinden daha iyi olsun istiyoruz; biz karbon pozitif olmak istiyoruz, karbon nötr olmak istemiyoruz; biz başka canlıların hayatına destek olabilecek binalar inşa etmek istiyoruz. Bu nedenle ağaçlar gibi binalar yapalım, böylelikle çabucak 'Beşikten Beşiğe'ye çok yaklaşmış oluruz.''


EkoYapı Ekolojik Yapılar ve Yerleşimler Dergisi, Sayı:3, Ocak 2011

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder